Cem Deveci

Uluslararası NLP Uzmanı ve Profesyonel Koç

Hayattaki en büyük keşif insanın kendi varlık evrenini keşfetmesidir.

Hikayem keşfetmenin, uyanmanın ve yeniden doğuşun hikayesidir. Tüm keşif yolcuları, uyanmak isteyenler ve yeniden doğmak isteyenler için...

cem-deveci-11%252520(1)_edited_edited_edited.jpg

Hikayem

Bir öğretide der ki; insanın bu dünyada çektiği bütün acıların nedeni kendi cehaletindendir. Bizler bu dünyaya fiziksel olarak doğduğumuzda aciz bir canlı olarak doğarız ve ebeveylerimize bağımlı olarak belli bir süre geçiririz. Yürümeye başlamamız bir yıl, cümle kurmaya başlamamız ise kabaca iki yılımızı almaktadır. Dünyada başka hiçbir canlı doğduğu anda bu kadar aciz değildir. Diğer canlılar programlanmış bir zihin yapısı ile dünyaya geldiğinden kısa bir süre içerisinde bağımsız hareket edebilme yetisine sahipdirler. Örneğin yunuslar doğduğu andan itibaren yüzmeye başlarlar, zürafaler ayakta durmayı saatler içinde öğrenirler, zebra yavruları ise doğumu izleyen kırkbeş dakika içerisinde koşabilirler. İnsanın büyüyüp gelişmesi ve bağımsız hareket edebilmesi ise uzun yıllar almaktadır. Bilimsel araştırmalar insan beyninin 25 yaşına kadar gelişmeye devam ettiğini göstermektedir. Biz diğer canlılardan farklı olarak programlanmamış bir zihin yapısı ile dünyaya geliyoruz. Beynimiz gelişim süreci içerisinde zihinsel programlama sürecini oluşturuyor. Bu durum bize doğduğumuz çevreye uyum sağlama, hayatta kalma ve esneklik becerisi kazandırır. Bununla birlikte, hayatımızın özellikle ilk yıllarında bize hizmet etmeyen düşünce, davranış ve alışkanlıkları da ediniyoruz. Sorun; bize hizmet etmeyen bilgilerin zihnimize girmiş ve girmeye devam ediyor olması. Her gün bu düşüncelerin etrafında bir hayat sürüyoruz. Tam olarak değiştirme becerisine sahip olamadığımız için, istemediğimiz gibi bir hayat süremiyoruz. Hiçbir eğitim sisteminde zihnimizi nasıl eğitmeniz öğretilmediği için zihnimiz otomatik olarak en düşük versiyonu ile bize etmeye devam ediyor.

Ancak artık biliyoruz ki, beynimizi bize hizmet edecek şekilde yeniden programlayabiliriz.

Uzun yıllar muhasebeci olarak çalıştım. Bu benim en düşük versiyonlarından birisiydi. Hayatımın bana tam olarak hizmet etmediğini anladığımda değiştirmem gereken en onemli şeyin zihinsel sistemin olduğunu fark ettim. Kişisel Gelişim konusunda dünyadaki en iyi sistemin ne olduğunu araştırdım. Karşıma iki düşünce sistemi çıktı. Bunlar; NLP (Neuro-Linguistic Programming ve KOÇLUK.

IMG-20191027-WA0050.jpg

Bu iki güçlü bilgi sistemini öğrenerek neyi neden yaptığıma dair derin bir kavrayış yaşadım. Düşünce ve davranışlarımın altında yatan nedenleri kavramak, onları hayatımda nasıl tuttuğumu anlamak ve bana hizmet edecek şekilde değişim sürecinin içerisinden geçerek yeni bir BEN olarak doğdum. Bu doğum ikinci doğumdu ve ben bu doğum sürecini ZİHİNSEL DOĞUM olarak adlandırıyorum. Sevgili üstat, Metin Bobaroğlu'nun deyimiyle BİLGİDEN DOĞMAK. 

İnsanın bilgiden doğması kendini bilmek olarak tanımlayabiliriz. Otomatik olarak oluşmuş bilgilerden arınarak yerine kaliteli, sana hizmet eden bilgileri zihnine bilinçli bir şekilde kabul etmek diyebiliriz. Çünkü; öncesinde zihnimizdeki bilgilerin büyük bir bölümü otomatik olarak kabul edilmekte; toplum yada kendimiz tarafından olumsuz kodlandığımız bir süreçten geçiyoruz ve süreci fark edene kadar bu şekilde devam ediyor. Bu durumun nasıl işlediğini fark ettiğinde zihin üzerinde yönetim ve hakimiyet kişinin kendisine geçiyor. Zihni otopilottan çıkartıp, yönetimi ele almak diyebiliriz. Kendi üzerinde hakimiyet kurmak; düşüncelerin seni yönettiği değil senin düşünceleri yönetebildiğin bir ruh haline sahip olmak diyebiliriz. Kendimin ve diğerlerinin düşünce ve davranış kodlarının altında yatan nedenleri anlamaya başladığımda yeni bilinç yapısına geçiş yapabildim.

Yeni çağın başında yeni bilinç yapısına sahip olmayı en büyük zenginlik olarak tanımlıyorum. Zihinsel hakimiyet sağlanmadan yaşamda hakimiyet sağlamak ve güç kazanmak mümkün değil. Bu nedenle öncelikle kişinin kendi beyin-zihin yapısını yönetebilme becerisine sahip olması gerekiyor. Öteki türlüsü acı dolu bir yaşam, diğer adıyla kurban psikolojisi. Hayata acı çekmek için değil, keyif almak, mutlu olmak ve bilincimizi yükseltmek için geldik. Bilincini yükseltmek kaliteli bilgileri hayatımıza kabul etmek ile başlıyor. Ve sorulması gereken en önemli yüksek bilinç ve yüksek farkındalık sorusu BEN KİMİM? 

İnsanlar binlerce yıldır farklı yöntemlerle bu soruya cevap aramış. Yoga, meditasyon, nefes, namaz vs. dünya üzerinde bir sürü teknik bulunuyor. Modern yaşamda, günlük hayatın koşturmacası içerisinde bu konulara yeterince zaman ayıramayan insan, istediği bilinç seviyesine ulaşamıyor. Yeterince zaman ayırdığımızda istediğimiz bilinç seviyesine ulaşmak mümkün. Yüksek farkındalık ve yüksek bilinç seviyesine ulaşmak hepimiz için içsel bir yolculuk. Bu yolculuktan kendimizi kazanarak çıkıyoruz. Hayatta bundan daha önemli olan ne olabilir? 

Kazanmak ve başarmanın farklı bilinç seviyelerinde farklı tanımları bulunsada bedenimiz içerisinden, duyularımızla algıladığımız bu dünyayı, yanlış, eksik yada çarpık algılamamızda, nerede hata yaptığınızı fark ederek hızlıca hataları düzeltme şansının olması yada hiç o hataları yapmadan olan'daki gerçeği görmeye en yakın bakış açısına sahip olmak; üst düzey bir bakış açısı sahip olmak anlamına gelmektedir..

Bu programlar odağımızı, "BAKIŞ AÇIMIZIN KALİTESİNE" çeviriyor. Bakış açımızın kalitesini etkileyen unsurları fark etmek ve yönetebilmek YENİ YÖNETİCİ BİLİNÇ'in en önemli becerisi diyebiliriz.

Öğrenmiş olduğum bilgileri NLP Uzmanı ve Profesyonel Koç olarak iki şekilde paylaşıyorum. Birincisi dışsal bilgi, ikincisi ise içsel bilgi olarak. Dışsal bilgi; kaynağı belli olan kaliteli bilgi; NLP, Koçluk Zihniyeti, Başarı Stratejileri. İçsel bilgi ise; Bireysel Koçluk Seanslarında sizin kendi içinizde keşfettiğiniz bilgiler olacak.

Eğitim Programları ve Koçluk Seanslarında Görüşmek Üzere

Cem Deveci